KÜLTÜR GELENEK VE
GÖRENEKLERİ
Orta Anadolu
köylerinden çok farklı değildir. Düğünler, Bayramlar ve Cenazeler
genellikle bir araya gelme nedenleridir. Tüm köy halkının sosyal
içerikli işleri için kullanabileceği bir köy odası (şu anda köy
kahvehaneleri bu görevi üslenmektedir)bulunmaktadır. Burada davetler,
toplantılar ve yemekler tertiplenebilmektedir. Genellikle, camide okunan
mevlitten sonra burada geçmişlerin hayrına yemek verilir. Bu yemekler
genellikle evlerde hazırlanır ve köy odasına taşınarak servis yapılır.
Burada hazır yer sofraları kullanılır. Köyün yaşlıları ve misafirler
şark köşesi şeklinde düzenlenmiş salonda otururken, gençler hizmet eder.
CENAZE TÖRENLERİ
Cenazelerde tüm
köylü bir araya gelir. Tam bir dayanışma sergilenir. Cenazenin toprağa
teslim edilmesinden sonra, köylü topluca cenaze evine giderek taziyede
bulunur. Bu sırada ölü yakınları taziyeye gelenlere yemek verir. Eskiden
bu gelenek tamamen tersine işlerdi. Yani, köylü cenaze çıkan eve bir
hafta boyunca yemek taşır, köyden ve dışarıdan gelenleri köylü
ağırlardı. Bugün bu gelenek tamamen tersine işlemektedir. Köyde cenaze
olduğunda, düğün, nişan vs. gibi eğlenceli toplantılar varsa, bunlar
durdurulur. Cenazenin defnedildiğinin ertesi günü düğün sahibi aile,
cenaze evine giderek ölünün ruhu için Kur'an okutur. Ve ölünün
ailesinden düğün veya nişan törenine devam etmek için izin ister. Ancak
ondan sonra düğün veya nişan törenine devam eder.
BAYRAMLAR
Arife günü, ikindi
namazında bütün köy erkekleri camide toplanır. Mevlitler okunur, Kur'an
okunur. Namazdan sonra topluca köy mezarlığına gidilir. Burada da Kur'an
okunur ve mezar ziyaretleri yapılır. Eski yıllarda kadınlar mezarlık
ziyaretine hiç gitmezken, şimdilerde, erkekler mezarların başına
dağılınca kadınlarda mezarların başına gelirler. Bayramlarda ise bütün
köy halkı (erkekler) Bayram namazında camide bir araya gelir. Kılınan
Bayram namazından sonra cemaat hemen dağılmaz. Önce yaşlılar dışarı
çıkar ve caminin önünde sıralanır. Her çıkan bu sıraya durarak yeni
çıkanlarla bayramlaşır. Böylece bütün köy bayramlaşmış olur. Bundan
sonra cemaat dağılır. Herkes evine gider ve eşiyle, çocuklarıyla,
yakınlarıyla bayramlaşır. Kahvaltıdan sonra ise komşularla ailece
bayramlaşma faslı başlar. Bu arada, bayramdan önce ölenlerin (ilk bayram
ziyareti) evleri ziyaret edilerek Kur'an okunur, başsağlığı dilenir.
Acıları paylaşılır. Bu usul Kurban Bayramında da aynı şekilde yürür. Bir
tek farkla ki; bayramın birinci günü genellikle Kurban kesme işine
ayrılır.
DÜĞÜNLER
Düğünler yazın
meydanlarda, genellikle düğün sahibinin evine en yakın meydanda yapılır.
Davul ve zurna düğünlerin vazgeçilmez çalgılarıdır. Bu arada Bağlamasız
da düğün yapılmaz. Bunların yanı sıra son yıllarda, kaset ve CD
ortamından müzik yayını yapılmaya da başlanmıştır. Ancak, bu durum
Davul-Zurna ve bağlamanın yerini tutmaz. Bunlar mutlaka canlı müzik
olarak çalınır. Halaylar davul-zurna eşliğinde çekilir. Mahalli oyunlar
Bağlama eşliğinde oynanır. Düğünün temeli kız istemeyle atılır. Kız
istemeye erkek tarafı yaşlılarıyla gider. Her şey önceden ayarlanmış
olmasına rağmen, bu gelenek tekrarlanır. Erkek evi adına oraya gelen en
yaşlı kişi, "Allah'ın emri peygamberin kavliyle, kızınız.......'i,
oğlumuz .......'a itiyoruz der. Söz kesilir. Lokum yenilir, şerbetler
içilir. Yüzükler takılır. Böylece iki genç sözlenmiş olur. Eskisi gibi
"Başlık" dayatmaları kalmamıştır. İki aile birlikte çocuklarının mutlu
geleceği için tüm imkanlarını seferber etmektedirler. Bu söz kesme
genellikle aile arasında yapıldığı için, bu işi bütün komşulara duyurup
meşrulaştırmak adına bir de Nişan töreni yapılır. Nişana bütün komşular
çağrılır. Bu çağırma eskiden "okuntu" göndererek yapılırdı. "Okuntu" ya
bir havlu, ya bir metre kumaş olurdu. Doğal olarak yakın akrabaların
okuntuları da biraz ağır olurdu. Elbiselik kumaş vs. gibi. Tabi bu
okuntuya göre de hediye gelirdi. Nişan törenlerinde önceleri davul-zurna
yerine sadece bağlama çalınırdı. Ancak son zamanlarda nişan törenleri de
düğün törenleri gibi kapsamlı yapılmaktadır. Nişandan sonra, bütün
eksiği tamamlanan yeni ailenin bir araya gelmesi için düğün töreni
yapılır. Düğünlere bütün köy, hısım akraba herkes çağrılır. Nişanda takı
takamayanlar düğün töreninde takılarını takarlar. Gelinin çıkmasından
önceki akşam, karşılıklı kınalar gönderilir. Kına, üzeri güzel ve renkli
bir kumaşla örtülmüş bir tepsi içine ve başka hediyeler eşliğinde
gönderilir. Aynı anda erkek evinde ve kız evinde kınalar yakılır. Ertesi
gün damat giydirme töreni yapılır. Erkek evinden gelen kalabalık bir
grup evinden çıkan gelinin ailesiyle helalleşmesinden sonra gelini
alarak giderler. Aynı günün akşamı, gelinle damadın bir araya geldikleri
geceye de "Gerdek gecesi" denir. Düğünden yaklaşık bir hafta kadar sonra
ise, gelin ve damat, kız evine "el öpmeye" giderler. Bu ziyaretin
anlamı; "Biz artık bir aileyiz" mesajını komşulara vermektir.
HALAYLAR .
Yöre halay oyunlarının en tanınmışı Köprüden geçti gelin
türküsü ile çekilen halay dır.
Bu halay genellikle düğünlerde
ve diğer eğlentilerde oynanır. Halaylar genelde
sözsüzdür ve davul zurna eşliğinde oynanırlar. Hoplatma
bölümünde söz de bulunabilir.
Köyümüzde ayrıca Üç Ayak Horonu, Hop Barlem, Yeldirme ve
Köroğlu ezgisiyle oynanan Sinsin oyunu oynanmaktadır.
KÖPRÜDEN GEÇTİ GELİN
Köprüden Geçti Gelin
Saç Bağın Düştü Gelin...
Diloy Loy Halden Bilmez Diloy Loy,
Söz Anlamaz Ne Fayda.
Eğil Bir Yol Öpeyim,
Gençliğim Geçti Gelin...
Diloy Loy Diloy Diloy Diloy Diloy Loy,
Halden Bilmez Diloy Loy,
Söz Anlamaz Ne Fayda.